YEP YENİ FOTOĞRAFLARIMIZI fotografcianne.com dan BAKABİLİRSİNİZZZ
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Temmuz 2014 Cumartesi
MERHABA
FOTOĞRAFÇI ANNE'NİN YENİ SİTESİNİ ZİYARET ETTİNİZ Mİ?
YEP YENİ FOTOĞRAFLARIMIZI fotografcianne.com dan BAKABİLİRSİNİZZZ
YEP YENİ FOTOĞRAFLARIMIZI fotografcianne.com dan BAKABİLİRSİNİZZZ
29 Mayıs 2014 Perşembe
EFE'NİN BEBEK ODASI
Oğlum daha doğmadan odasının her ayrıntısını düşünmüştüm.
Çok zor bir hamilelik geçirdiğim için dışarıda çıkamıyordum,onun için inernetten beğendiğim bebek odasını istediğim ölçülerde özel olarak yaptırdık...
Eğlenceli cıvıl cıvıl bir oda istediğim için detayları WİNNİE THE POOH olarak yaptım.
Halısını,perdesini,mavi renge boyadığımız duvarlarını WİNNİE THE POOH bordürleriylede süsledikten sonra eğlenceli ve bir o kadarda neşeli bir odası oldu oğlumun...
İki yaşına girince İkeadan mammut masa, sandalyesini ve aktevite halısından alıp kendi başına daha kaliteli vakit geçirmesi için bir köşe hazırladım...
27 aylık olan Efe,abi oldum ben demesi üzere bu bebek odamızı biraz daha sadeleştirmeye karar verdik. Abi olduğunu ısrarla söyleyen efenin odası yavaştan hazırlanıyor hadi o zaman bize kolay gelsin:)
8 Şubat 2014 Cumartesi
FOTOĞRAFÇIMA DOKUNMA!!!
Fotoğraf makinesini eşim bana hediye ettiğinde oğlumun karelerini çekerken neden başka bebekleri çekmiyorum ki dedikten sonra kendimi Belgin Çöleri'nin atölyesinde temel fotoğrafçılık eğitiminde aldım;daha sonra Ayça Oğuş'tan doğum ve bebek atölyesinde nerde nasıl hangi açıdan çekim yapabiliriz, yaşamış olduğu deneyimleri en güzel halleriyle bize anlattığı çok yararlı bir eğitimde tamamladıktan sonra ilk ALYA bebeği daha sonrada Taha Eymen in en özel anlarında ben vardım;onları rahatsız etmeden aileleriyle beraber doğumlarını bekledim, heyecanlarına, ilk karşılaşmalarına sevinçlerine, gözyaşılarına ve mis kokularına bende ortak oldum...
Her bireyin kendi hastanesini,kendi doktorunu seçme hakkı varsa fotoğrafçısınıda seçme hakkı olduğunu düşünenlerdenim ve sonuna kadarda desteklerim. Anneyi ve bebeği tehlikeye sokmadan ve bebeklerin en güzel anlarını ölümsüzleştiren biz fotoğrafçılar olarak hakkımızı aramak için başlatılan imza kampanyasına sende destek ver diyoruz!!!
aşağıdaki linkten imza kampanyasına katılabilirsin...
FOTOĞRAFÇIMA DOKUNMA İMZA KAMPANYASI İÇİN TIKTIK...
25 Ocak 2014 Cumartesi
BEBEK ARABASINDA BİZİM TERCİHİMİZZZ...
Hamileliğimin altıncı ayında karar vermiştim bebek arabasına, hamileliğim süresince hep yattığım için çok fırsatım vardı ve aklıma yatan ilk bebek arabamızı Kraft tın puseti üstüne takılabilen bir bebek arabasını almaya karar verdim.
Kraft Duo Travel Set Bebek Arabası
Altı aylık olana kadar çok rahat kullandım hatta tatile gittiğimizde havuz kenarında içinde çok rahat uyutup,mamasınıda yedirdim...
Ama büyümeye başladıkça arabanın yükü fazla olduğundan daha hafif bir bebek arabasına geçtim.
özellikle uyuduğu zaman uyku pozisyonu olması bebekler için artı puan...Temmuz ayından beri kullandığım bebek arabasıda
Chicco Lite Way Top Puset
Fiyat bakımında da çok uygun olan bu bebek arabasıyla birlikte yağmurluğu ve içi polar kaplı korumasıyla satılmakta ben çok memnum kaldım özellikle chıcco nun bebek arabasından nerdeyse her rengide mevcut bebek arabası alacak olan anne ve anne adaylarına bizden tavsiyedir:)
Fiyat bilgisi:
Kraft Duo Travel Set Bebek Arabası 659.00tl
Chicco Lite Way Top Puset 379.00tl
14 Ocak 2014 Salı
İSYAAANNNNN UYKUSUZ HER GECENİN SEBEBi 2 YAŞ SENDROMUYMUŞŞŞ...
Bu zamana kadar herşey yolundayken bir iki haftadır bir tripler en büyük sorunumuz uyumak istememesi ve ağlama nöbetleri birşey için tutturması yemek yememesi kısacası hersey var yani bizim efede
derken bir araştırıyım dedım efsaneleşmiş 2 yaş sendromu olabilirmi diye düşünürken tam üstüne basmışım haberim yokmuşşşş....
bakalım bizim evdeki 2 yaş ergeninden sizdede varmı:}
2 YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ...
* Yemek yeme ve uykuya dalmada büyük direnç gösterebilir,
* Anneye aşırı bağlanma ile sürekli anneyle birlikte olmak istemesi,
* Ağlama veya öfke krizlerine girmesi
* Kendine veya oyuncaklarına zarar verme davranışı göstermesi,
* Kendi dediğinin kendi istediği şekilde ve zamanda olmasını istemesi,
* Kriz anında dikkatini dağıtmak istediğimizde daha çok tepki vermesi veya anne babanın tüm taleplerine şiddetli “hayır”larla cevap veren
BİR BEBEĞİNİZ VARSA HAYIRLI OLSUN 2 YAŞ SENDROMUNDASINIZ...
NASIL DAVRANILMALI
*Anne-baba; çocuktaki öfke nöbetine neden olan davranışların geçici bir durum olduğunu bilerek sabırlı davranmalı ve çocuğu katı bir düzene zorlamadan, soğukkanlı davranarak çocukla gereksiz çekişmelere girmemelidir. Öfke nöbeti sırasında telaşa kapılmamak, kendi kurallarınızı korumak ve ne yaptığınızı bilerek hareket etmek en doğrusudur.
*Ebeveynlerin sıklıkla yaptığı yanlışlardan biri, inat eden çocuğun istediğini yapmaktır. Böylelikle çocuk, ağlayarak, inat ederek, hırçınlaşarak istediğini elde ettiğini görecek ve her zaman, her koşulda bunu bir davranış kalıbı olarak sergileyecektir.
*Tutturmaya başlayan çocukla konuşmak ona “ benim için değerlisin, sana önem veriyorum” demektir. Ancak bazen, çocuğun inadını kırmak ve onu sakinleştirmek mümkün olmaz.Bu durumda çocukla tartışmak veya azarlayarak, kızıp bağırarak birşeyleri kabul ettirmeye çalışmak yarar sağlamaz.Belki sadece o an için korkarak susar ya da çok daha şiddetli ve ciddi tepkiler verir.
Öfke patlamaları yaşayan çocukla konuşmaya çalışmak boşa çaba harcamaktan öteye gitmez.Böyle gergin anlarda susmak ve mümkünse çocuğu güvenli bir ortamda yalnız bırakmak en iyi çözümdür.Ağlayan ve inat eden çocuğa onu anladığınızı ama bu ağlamanın ve tepinmenin yararı olmadığını söylemek ve sakinleştiğinde oturup konuşalım demek çok etkilidir...
*Konuşurken ‘ben’ dilini kullanmak, ‘böyle bağırıp ağladığında, ne istediğini anlamıyorum ama konuşunca ne güzel anlaşıyoruz’ demek doğru davranış kalıpları oluşturmasında teşvik edici olacaktır.Her çatışma ve inatlaşmada aynı kararlı ve tutarlı tavrı göstermek temel kuraldır.Ebeveynlerin tutumunun çocuğun gelecekteki davranış ve kişilik özelliklerini belirleyeceği unutulmamalıdır...
*Kendisine açıklama yapılan çocuk önemli ve değerli olduğunu fark edeceği için daha ılımlı ve uyumlu davranacağını söylemek mümkündür.
Yukarıdakıleri yazılanları bende deniyorum sabrım yettiğince efeyi hırpalamadan ağlamasına izin veriyorum bazen gerçekten numaradan ağladığı oluyor benı görünce yalandan ağlamaları beni
güldürsede bazende inanılmaz bir ağlama nöbetine giriyor ozaman allah gerçekten sabrını versede dahada neler görücezzzz bakalımmm!!!!
Saygılarımla fotografcıanne
derken bir araştırıyım dedım efsaneleşmiş 2 yaş sendromu olabilirmi diye düşünürken tam üstüne basmışım haberim yokmuşşşş....
bakalım bizim evdeki 2 yaş ergeninden sizdede varmı:}
2 YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ...
* Yemek yeme ve uykuya dalmada büyük direnç gösterebilir,
* Anneye aşırı bağlanma ile sürekli anneyle birlikte olmak istemesi,
* Ağlama veya öfke krizlerine girmesi
* Kendine veya oyuncaklarına zarar verme davranışı göstermesi,
* Kendi dediğinin kendi istediği şekilde ve zamanda olmasını istemesi,
* Kriz anında dikkatini dağıtmak istediğimizde daha çok tepki vermesi veya anne babanın tüm taleplerine şiddetli “hayır”larla cevap veren
BİR BEBEĞİNİZ VARSA HAYIRLI OLSUN 2 YAŞ SENDROMUNDASINIZ...
NASIL DAVRANILMALI
*Anne-baba; çocuktaki öfke nöbetine neden olan davranışların geçici bir durum olduğunu bilerek sabırlı davranmalı ve çocuğu katı bir düzene zorlamadan, soğukkanlı davranarak çocukla gereksiz çekişmelere girmemelidir. Öfke nöbeti sırasında telaşa kapılmamak, kendi kurallarınızı korumak ve ne yaptığınızı bilerek hareket etmek en doğrusudur.
*Ebeveynlerin sıklıkla yaptığı yanlışlardan biri, inat eden çocuğun istediğini yapmaktır. Böylelikle çocuk, ağlayarak, inat ederek, hırçınlaşarak istediğini elde ettiğini görecek ve her zaman, her koşulda bunu bir davranış kalıbı olarak sergileyecektir.
*Tutturmaya başlayan çocukla konuşmak ona “ benim için değerlisin, sana önem veriyorum” demektir. Ancak bazen, çocuğun inadını kırmak ve onu sakinleştirmek mümkün olmaz.Bu durumda çocukla tartışmak veya azarlayarak, kızıp bağırarak birşeyleri kabul ettirmeye çalışmak yarar sağlamaz.Belki sadece o an için korkarak susar ya da çok daha şiddetli ve ciddi tepkiler verir.
Öfke patlamaları yaşayan çocukla konuşmaya çalışmak boşa çaba harcamaktan öteye gitmez.Böyle gergin anlarda susmak ve mümkünse çocuğu güvenli bir ortamda yalnız bırakmak en iyi çözümdür.Ağlayan ve inat eden çocuğa onu anladığınızı ama bu ağlamanın ve tepinmenin yararı olmadığını söylemek ve sakinleştiğinde oturup konuşalım demek çok etkilidir...
*Konuşurken ‘ben’ dilini kullanmak, ‘böyle bağırıp ağladığında, ne istediğini anlamıyorum ama konuşunca ne güzel anlaşıyoruz’ demek doğru davranış kalıpları oluşturmasında teşvik edici olacaktır.Her çatışma ve inatlaşmada aynı kararlı ve tutarlı tavrı göstermek temel kuraldır.Ebeveynlerin tutumunun çocuğun gelecekteki davranış ve kişilik özelliklerini belirleyeceği unutulmamalıdır...
*Kendisine açıklama yapılan çocuk önemli ve değerli olduğunu fark edeceği için daha ılımlı ve uyumlu davranacağını söylemek mümkündür.
Yukarıdakıleri yazılanları bende deniyorum sabrım yettiğince efeyi hırpalamadan ağlamasına izin veriyorum bazen gerçekten numaradan ağladığı oluyor benı görünce yalandan ağlamaları beni
güldürsede bazende inanılmaz bir ağlama nöbetine giriyor ozaman allah gerçekten sabrını versede dahada neler görücezzzz bakalımmm!!!!
Saygılarımla fotografcıanne
10 Ocak 2014 Cuma
BAKALIM BEBEKLERİMİZİN BURÇLARININ ÖZELLİKLERİ NELERMİŞŞŞŞ???
KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)
*Koç bebeği
Koç çocukları, idare edilmeleri zor görünürse de, enerjilerini akıtabilecekleri uygun alanlar yaratırsanız problem kalmayacaktır. İçlerindeki liderlik arzusu küçük yaşlarda ortaya çıkar. İstediğini yaptırmak için sizi doğrudan doğruya zorlayacaktır. Çeşitli oyunlara başvurmadan ne istiyorsa yüksek sesle söyleyecek ve hemen o dakika olmasını isteyecektir.
Ona sert biçimde hayır demeyin.Bir süre onu oyalamayı başarırsanız, nasıl olsa unutacaktır. Dikkatini kolayca başka yönlere yöneltebilirsiniz. Son derece hareketli olan Koç çocuklarının fizik enerjilerini boşaltmalarına yardımcı olmalısınız. Üstelik zeki ve kolay öğrenen çocuklar oldukları için sizi fazla uğraştırmayacaktır.
BOĞA (21 Nisan - 21 Mayıs)
*Boğa bebeği
Bir Boğa çocuğu daha minicikken gelecekteki evini, arabasını şimdiden yapmaya başlayacaktır. Gürültücü olmayan bu çocuklar ilgiye ve sevgiye çok fazla ihtiyaçları yokmuş gibi görünürler.
Yapacak bir şeyleri olmadığı zaman bir yastık bulup sessiz bir köşede uykuya dalar ve sizi pek fazla uğraştırmazlar. Tabii evin dışında bir yerlere gidiyorsanız, o zaman iş değişir. Evlerinin güvenli ortamının dışına çıkıldığı zaman huysuz ve huzursuz olabilirler. Bu nedenle seyahate çıkarken mutlaka onun özel yastığını ve bir kaç parça oyuncağını yanınıza almanızı tavsiye ederiz.
İKİZLER (22 Mayıs - 21 Haziran)
*İkizler bebeği
İkizler çocuklarıyla başa çıkabilmek pek kolay değildir. Onun için daima farklı oyuncaklar ve yapısına uygun hareketli oyunlar icat etmek zorundasınız. Onun en keyif alacağı ortamlar oyun bahçeleri, açık havadaki parklardır. Hem kendisi gibi pek çocuğu bir arada bulabileceği ve açık havada dilediğince dolaşabileceği yerlere sık sık götürerek rahat edebilirsiniz.
İkizler çocukları meraklı yapısı ve kolay kavrama yeteneği ile her şeyi çabuk öğrenirler. Ama çabuk sıkıldıkları için, bir konuya ilgisini uzun süre tutamazsınız. Enerjisini sınırlamadığınız ve onu bağımsız bıraktığınız sürece kendisini keşfedebilecek böylece sağlıklı bir biçimde gelişebilecektir.
YENGEÇ (22 Haziran - 22 Temmuz)
*Yengeç bebeği
Küçük Yengeçler, duygularını açığa vuramayacak kadar çekingendirler ama sevilmeyi, ilgi görmeyi, üstüne düşülmesini beklerler. Kendisine yabancı gelen pek çok şeyden korkarlar. Yengeç çocukları bir dakika önce etrafına gülücükler dağıtırken, bir dakika sonra surat asan bir ifadeyle karşınıza çıkabilir. Çünkü duyguları çok sık değişir. Olaylara karşı son derece hassastır. Küçük problemler veya arkadaşları arasındaki tartışmalar bile iç dünyasında büyük sorunlara neden olabilir. Ona sevgiyle yaklaşıp duygularını paylaşmanız, güven duymasını sağlayacaktır.
Bir Yengeç çocuğunun en fazla ihtiyacı olan güven duygusunu yaratmak için büyük bir ilgi ve şefkat göstermelisiniz. Onun, diğer burçların çocuklarından daha fazla anneye ihtiyacı vardır. Gelişmiş hayal gücünü öyküler ve oyunlarla destekleyerek yaratıcılığını geliştirebilirsiniz. Kendisini resim ve müzikle anlatmaya teşvik etmek, içindeki sanatçı ruhunu ortaya çıkaracaktır. Ya da bakabileceği bir hayvan alarak ona sorumluk duygusunu aşılayabilirsiniz.
ASLAN (23 Temmuz - 23 Ağustos)
*Aslan bebeği
Aslan yavrusunu başarıya götürecek en iyi yol, onun gururuna hitap etmektir. Yerinde duramayan, enerjik yapısıyla dikkat çekmek için sabrınızı test edecektir. Üstelik rol yeteneği öylesine gelişmiştir ki en şirin haliyle bir anda sizi avucunun içine alabilir. Tabii zekâsını ve hayal gücünü de yabana atmamak gerek. Bu yetenekleri ile etrafındaki insanları yönetmek ve istediğine ulaşmak hiç de zor olmayacaktır.
Küçük Aslanlar güçlü olmak ve her şeyin merkezinde olmak için büyük çaba göstereceklerdir. İnatçı kişiliği, emir verme ve kafa tutma huyu, içindeki doğal liderlik duygusundan kaynaklanır. Bu zorlu kişiliği zaman zaman sabrınızı taşırmaya neden olacaktır. Ancak sert ve baskıcı davranışlar göstermemeye özen gösterin.Dışadönük yapısını korumak için, hayal gücünü destekleyecek hareketli oyunlara teşvik etmelisiniz
BAŞAK (24 Ağustos - 22 Eylül)
*Başak bebeği
Küçük Başaklar, sessiz ve uyumlu tavırlarıyla dikkati çeker. Dost canlısı, yardımsever ve paylaşmayı seven çocuklardır. Onun kesin alışkanlıkları vardır. Kendisine ait şeylerin yerini değiştirmeniz, özel dünyasına karışmanız, düzenini altüst etmeniz, onu huzursuz edecektir. Başak çocuklarının analitik zekâları küçük yaşta kendini göstermeye başlar.
Peri masalları veya uydurma şeyler pek hoşuna gitmeyecektir çünkü gerçekçidir. Her şeyin nedenini ve gerçeğini öğrenmek ister. Bu nedenle bitmez tükenmez sorularıyla karşılaşabilirsiniz. Sorularını büyük bir sabırla ve ciddiyetle cevaplamalısınız.Zihinleri hızlı çalıştığından, ilgisini bir konu üzerinde fazla tutamaz. Konsantrasyonunu sağlayabilecek ilgi alanlarına yönelttiğinizde büyük bir ciddiyetle çalışmasını sürdürecektir.
TERAZİ (23 Eylül - 23 Ekim)
*Terazi bebeği
Küçük Teraziler, hassas, terbiyeli, duygulu ve genelde problemsizdir. Rahatları yerinde olduğu ve sakin bir ortam bulduğu sürece mutludur. Sürekli bağıran ve tartışılan ortamlarda huzursuz ve sinirli olurlar. Kolay karar veremedikleri için desteğe ihtiyaçları vardır. Bir Terazi çocuğunun karar vermekten daha çok nefret ettiği bir şey varsa o da acele ettirilmesidir. Seçim yapmak onları her zaman huzursuz edecektir. Bu konuda sakin davranmalı, hatta ona yardımcı olacak öneriler getirmelisiniz.
Alıngan ve hassas bir yapıya sahip olduklarından sert davranışlar onu gerginleştirecek, içine kapanmasına neden olacaktır. Bu nedenle, yapmasını istediğiniz şeyleri ses tonunuzu yükseltmeden kelimelerinizi dikkatle seçerek söylemelisiniz. Terazi çocuklarının güzelliklere ve sanata düşkünlüğü küçük yaşta ortaya çıkar. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi severler. Küçük Terazinizi, hangi konuda yetenekli olduğunu anlamak için gözlemeli ve o yönde geliştirmek için harekete geçmelisiniz.
Alıngan ve hassas bir yapıya sahip olduklarından sert davranışlar onu gerginleştirecek, içine kapanmasına neden olacaktır. Bu nedenle, yapmasını istediğiniz şeyleri ses tonunuzu yükseltmeden kelimelerinizi dikkatle seçerek söylemelisiniz. Terazi çocuklarının güzelliklere ve sanata düşkünlüğü küçük yaşta ortaya çıkar. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi severler. Küçük Terazinizi, hangi konuda yetenekli olduğunu anlamak için gözlemeli ve o yönde geliştirmek için harekete geçmelisiniz.
AKREP (24 Ekim - 22 Kasım)
*Akrep bebeği
Küçük Akrepler, yaşlarının üstünde bir zekayla dikkati çekerler. Sezgileri son derece gelişmiştir, nedenini bilmese bile duygularınızı kolaylıkla algılar.Akrep çocukları sırlara bayılırlar. Öğrenme merakı o kadar fazladır ki onlardan bir şey saklamak imkânsızdır ama onun küçük sırlarını bilmenize de izin vermeyecektir. Sezgileri sayesinde, kendisinden gizlenen şeyleri bulmak konusunda son derece yeteneklidir.
Akrep çocukları, olduklarından sakin ve rahat görünmelerine rağmen, onlara içlerinde biriken enerjilerini boşaltmaya yarayacak fırsatlar vermelisiniz. Enerjisini, zekâsını ve yaratıcılığını yönlendirecek oyunlar ilgisini çekecektir.
YAY (23 Kasım - 21 Aralık)
*Yay bebeği
Küçük Yayı, neşeli, rahat ve sevimli karakterinden tanıyabilirsiniz. Bu tavrıyla küçükten büyüğe herkesle son derece kolay ilişki kurabilir. Yalnız kalmaktan hoşlanmadığı için, etrafında sürekli birilerinin olması onu mutlu edecek, kendine güven duymasını sağlayacaktır. Yay çocukları insanlarla yakın ve sıcak ilişkiler kuramazsa içine kapanacak ileriki dönemlerinde belki de sivri dilli ve alaycı bir yapıya sahip olacaktır. Meraklı yapısı ve her şeyi öğrenme isteği bazen sabrınızı taşırabilir. Ancak cevaplarınızın mantıklı, samimi ve dürüst olmasına özen göstermelisiniz. Böylece kurallarınıza saygı duymayı öğrenecektir. Yay çocuklarının başınızı döndürecek kadar hareketli bir yapısı vardır. Üstelik, her şeyi öğrenme isteğiyle ortalığı birbirine katmakta üstlerine yoktur.
Küçük Yayınızın sessiz sakin durduğuna bakmayın, mutlaka bir muzurluk peşindedir. Sıkıcı, rutin ve sert kurallar onun özgür yapısına ters düşer. Hayal gücünü geliştirecek yaratıcı oyunlar her zaman ilgisini çekecektir. Sosyal yönlerini öne çıkartacak grup aktivitelerine, özellikle spor faaliyetlerine yönlendirmenizde yarar var.
OĞLAK (22 Aralık - 20 Ocak)
*Oğlak bebeği
Oğlak çocukları, küçük yaştan başlayarak aklı başında ve olgun davranışlarıyla göze çarparlar. İstedikleri bir şeyi elde etmek için son derece kararlı davranırlar ama bunun için gürültü patırtı koparmazlar. Genelde içine kapanık olmasına rağmen, isteklerini bildirmekte hiç de çekingen değildir. İstediği her neyse, kafasında tasarlamış ve bunu elde etmeye karar vermiştir.
Küçük Oğlaklar, öğrenme konusunda biraz yavaş hareket edebilir ama son derece inatçı ve dikkatlidir. Konsantrasyonunu da hafife almayın. Görünüşte yavaş hareket ettiğini düşündüğünüz çocuk, sessizce ve inatla hedefine ulaşacaktır. Zeki Oğlak çocuğunu oyalamak çok zor değildir. Renkli oyuncaklarla dolu bir odada saatlerce kendi kendine oynayabilir. Onu içedönük yapısından kurtarmak için eğlendirici ve paylaşımcı oyunlara teşvik ederek sosyal yönünü kuvvetlendirebilirsiniz.
Küçük Oğlaklar, öğrenme konusunda biraz yavaş hareket edebilir ama son derece inatçı ve dikkatlidir. Konsantrasyonunu da hafife almayın. Görünüşte yavaş hareket ettiğini düşündüğünüz çocuk, sessizce ve inatla hedefine ulaşacaktır. Zeki Oğlak çocuğunu oyalamak çok zor değildir. Renkli oyuncaklarla dolu bir odada saatlerce kendi kendine oynayabilir. Onu içedönük yapısından kurtarmak için eğlendirici ve paylaşımcı oyunlara teşvik ederek sosyal yönünü kuvvetlendirebilirsiniz.
KOVA (21 Ocak - 18 Şubat)
*Kova bebeği
Kova çocukları için, yerinde duramayan küçük dahiler demek yanlış olmaz. Bağımsızlıklarına son derece düşkündürler. Ve inandıkları bir konu üzerinde inanılmaz mücadeleci bir tavır içine girerler. Bu tavrını bastırmaya çalıştığınızda da kendine güvenini yitirmiş, huysuz bir afacan olacaktır.
Küçük Kovalar teknolojiye son derece meraklıdır. O nedenle daha küçük yaştan elektronik eşyaları kurcalamaya bayılırlar. Her zaman yeni şeyleri araştırıp öğrenmek için inanılmaz bir istek vardır içinde. Onun bu özelliğini kısıtlayıcı tavırlar içine girmekten kaçınmalısınız. Çünkü o ne yapıp edip yine de bildiğini okuyacaktır.
Küçük Kovalar teknolojiye son derece meraklıdır. O nedenle daha küçük yaştan elektronik eşyaları kurcalamaya bayılırlar. Her zaman yeni şeyleri araştırıp öğrenmek için inanılmaz bir istek vardır içinde. Onun bu özelliğini kısıtlayıcı tavırlar içine girmekten kaçınmalısınız. Çünkü o ne yapıp edip yine de bildiğini okuyacaktır.
BALIK (19 Şubat - 20 Mart)
*Balık bebeği
Balık çocukları, kırılgan ve saf yapılarıyla göze çarpar. İncindikleri zaman çok kolay içlerine kapanırlar. Bu, dış dünyadan kendini korumak için bir kabuk içine saklanmasına benzer. Yani bir çeşit savunma mekanizması geliştirir. Bu durumdayken onu bir süre kendi haline bırakmanız gerekebilir. Zengin bir hayal dünyası vardır. Onu, bu düş gücünü harekete geçirecek oyunlarla desteklemelisiniz.
Bir balık çocuğuna hayal güçlerini destekleyecek oyuncaklar verdiğiniz zaman o oyuncaklarla uzun süreli meşgul olabilir. Çok nazik çevrelerini incitmek istemeyen ve buna göre davranışlarda bulunan Balık çocukları kendisine de böyle davranılmasını ister. Olaylara ve çevresine karşı gelmek yerine uyum sağlamayı tercih ederler. Çevresindekileri olduğu gibi kabullenen ve iyi yönlerini gören Balık çocukları, insanlara yardım eden ve her türlü sorunlarında yanında olan bir yapıya sahiptirler.
Bir balık çocuğuna hayal güçlerini destekleyecek oyuncaklar verdiğiniz zaman o oyuncaklarla uzun süreli meşgul olabilir. Çok nazik çevrelerini incitmek istemeyen ve buna göre davranışlarda bulunan Balık çocukları kendisine de böyle davranılmasını ister. Olaylara ve çevresine karşı gelmek yerine uyum sağlamayı tercih ederler. Çevresindekileri olduğu gibi kabullenen ve iyi yönlerini gören Balık çocukları, insanlara yardım eden ve her türlü sorunlarında yanında olan bir yapıya sahiptirler.
***kaynak***
bebisler.com
27 Aralık 2013 Cuma
AKALAZYA HASTASI OLUP HAMİLE KALAN VE 34 HAFTALIK DOĞUM YAPAN ANNE...
İki bebeğimin kaybından sonra tedavi sonucunda olan ve dünyaya gelmek için bana sabırla tutunan küçük kahramanım o benim...
Akalazya Hastalığımı bilmeden evlat sahibi olmak için çok uğraştım. Kayıplarım oldu pes etmedim sabırla tedavime devam ettim ve sonunda 27 temmuz günü hayatımın en güzel haberini sevgilimle tanışma yıl dönümüzde aldım bastan inanamadım. Telefonla öğrenmek için aradığımda üç haftalık hamilesiniz deyince ya hamile miyim deyip soka girmiştim...O an heyecandan ölebilirdim.Hemen doktorumu arayıp ne zaman gelmem gerektiğini sorduğumda bir ömür geçti kontrole gidene kadar sanki...
üç aylık efe
Büyük gün geldiğinde bebeğim beni görecekmiş gibi hazırlandım en unutulmaz ve duygulu karşılaşma olduğunda daha önce kaybettiğim bebeklerim aklıma gelince minicik atan kalbini görünce anladım ki bu sefer oldu bırakmıcak beni dedim veeee
Asıl hikaye bundan sonra başladı bizim için...
Akalazya Hastalığımı bilmeden evlat sahibi olmak için çok uğraştım. Kayıplarım oldu pes etmedim sabırla tedavime devam ettim ve sonunda 27 temmuz günü hayatımın en güzel haberini sevgilimle tanışma yıl dönümüzde aldım bastan inanamadım. Telefonla öğrenmek için aradığımda üç haftalık hamilesiniz deyince ya hamile miyim deyip soka girmiştim...O an heyecandan ölebilirdim.Hemen doktorumu arayıp ne zaman gelmem gerektiğini sorduğumda bir ömür geçti kontrole gidene kadar sanki...
üç aylık efe
Büyük gün geldiğinde bebeğim beni görecekmiş gibi hazırlandım en unutulmaz ve duygulu karşılaşma olduğunda daha önce kaybettiğim bebeklerim aklıma gelince minicik atan kalbini görünce anladım ki bu sefer oldu bırakmıcak beni dedim veeee
Asıl hikaye bundan sonra başladı bizim için...
İlk üç ayımızı düşme tehlikesi nedeniyle yatarak geçirmenin ardından dördüncü ve beşinci ayda rahatladım desemde şeker yüklemesinde şekerim çıkınca diyete başlamak zorunda kaldım..
Akalazya hastalığımı bilmeden hamileliğimi sürdürürken hem şeker diyeti bide üstüne yemek yiyemediğimden dolayı dört kilo alarak bitirdim hamileliğimi altıncı ayına yaklaştığımda doktor kontrolünde başımdan kaynar sular dökülmüştü efe ters dönmüş nerdeyse doğum yolunda hızla ilerliyordu benim yapmam gereken tek şey ise hiç yerimden kalkmadan sabırla beklemekti hem de tamtamına iki buçuk ay boyunca bir yatakta sadece özel ihtiyaçlarımı ve doktor kontrolümden başka dışarıya çıkmadan 34 haftalık olana kadar gelmiştim ki benim anlamadığım kasılma denilen ama benim şişiyorum diye ifade ettiğim olayla hastanenin yolunu tuttum sonuç sancılar %100 ve maalesef doğum başlamıştı durması ise imkansız olduğundan hemen doktorumun vakit kaybetmeden efenin akciğerleri gelişsin diye iğneleri vuruldu gereken bütün tahliller yapıldktan sonra benim istemem üzere genel anesteziyle sezeryana karar verildi...Uyutulmak istememin bir tek sebebi vardı. Oda doğduğunda ya ağlamassa ben buna dayanamam dediğim için bir kaç saatliğine uyumak en güzeliydi..
21 Şubat salı günü saat 20:45te 2230 gram ağırlığında dünyaya geldi küçük kahramanım.
Sezeryan olduğum için kendime geldiğimde doğduğunda ağladımı diye sormamdı aile doktorumuz AYŞE BÜYÜKÖGÜT elimden tutarken bana oğlun çok iyi sakın korkma dediğini duyar gibim kulaklarımda ve beni odama çıkardıklarında bütün ailem odada ve kolidorda bekliyorlardı sanki bayram yeri gibiydi.Ama ben heyecanla beklerken küçük kahramanımı yanıma gelmesini iki gün sancılı bekleyişden yorgun düşmesi nedeniyle iki saat sonra ben görmeye gittim.İlk bebek yoğun bakımda karşılaştık o kadar küçük elleri vardı ki tek söylediğim cümle
"Sen Nasıl Büyüceksin" dememin üzerinden tamtamına 22ay geçti büyüdü küçük kahramanım artık neler neler yapmıyor ki çok şükür çok sağlıklı benim tek yaşam kaynağım onunla yaşamadığım her saniye benim için çok değerli ve kıymetli nefes aldığım sürece..
Zor geçen hamilelik ve efe sekiz aylık olduğunda hastalığımdan dolayı ayrı kaldığımız bir ayımız bizi birbirimize daha da bağladı...
Ben mutluyum huzurluyum ailemle sevgilimle ve küçük kahramanım efeye..
Akalazya hastalığımı bilmeden hamileliğimi sürdürürken hem şeker diyeti bide üstüne yemek yiyemediğimden dolayı dört kilo alarak bitirdim hamileliğimi altıncı ayına yaklaştığımda doktor kontrolünde başımdan kaynar sular dökülmüştü efe ters dönmüş nerdeyse doğum yolunda hızla ilerliyordu benim yapmam gereken tek şey ise hiç yerimden kalkmadan sabırla beklemekti hem de tamtamına iki buçuk ay boyunca bir yatakta sadece özel ihtiyaçlarımı ve doktor kontrolümden başka dışarıya çıkmadan 34 haftalık olana kadar gelmiştim ki benim anlamadığım kasılma denilen ama benim şişiyorum diye ifade ettiğim olayla hastanenin yolunu tuttum sonuç sancılar %100 ve maalesef doğum başlamıştı durması ise imkansız olduğundan hemen doktorumun vakit kaybetmeden efenin akciğerleri gelişsin diye iğneleri vuruldu gereken bütün tahliller yapıldktan sonra benim istemem üzere genel anesteziyle sezeryana karar verildi...Uyutulmak istememin bir tek sebebi vardı. Oda doğduğunda ya ağlamassa ben buna dayanamam dediğim için bir kaç saatliğine uyumak en güzeliydi..
21 Şubat salı günü saat 20:45te 2230 gram ağırlığında dünyaya geldi küçük kahramanım.
Sezeryan olduğum için kendime geldiğimde doğduğunda ağladımı diye sormamdı aile doktorumuz AYŞE BÜYÜKÖGÜT elimden tutarken bana oğlun çok iyi sakın korkma dediğini duyar gibim kulaklarımda ve beni odama çıkardıklarında bütün ailem odada ve kolidorda bekliyorlardı sanki bayram yeri gibiydi.Ama ben heyecanla beklerken küçük kahramanımı yanıma gelmesini iki gün sancılı bekleyişden yorgun düşmesi nedeniyle iki saat sonra ben görmeye gittim.İlk bebek yoğun bakımda karşılaştık o kadar küçük elleri vardı ki tek söylediğim cümle
"Sen Nasıl Büyüceksin" dememin üzerinden tamtamına 22ay geçti büyüdü küçük kahramanım artık neler neler yapmıyor ki çok şükür çok sağlıklı benim tek yaşam kaynağım onunla yaşamadığım her saniye benim için çok değerli ve kıymetli nefes aldığım sürece..
Zor geçen hamilelik ve efe sekiz aylık olduğunda hastalığımdan dolayı ayrı kaldığımız bir ayımız bizi birbirimize daha da bağladı...
Ben mutluyum huzurluyum ailemle sevgilimle ve küçük kahramanım efeye..
27 Kasım 2013 Çarşamba
HOŞGEL 2014...
2013 Bitirip 2014 yılını karşılamamıza surda bir ay kalmışken yeni yıl tebrik kartlarınızda bebeğinizin veya ailenizin fotoğrafı neden olmasın diyorsaniz sizin içinde bu neşe dolu geçen mini çekimlerimiz başlamış bulunmaktadır...
Yeni yıl çekimizden en güzel kareler..
Yeni yıl çekimizden en güzel kareler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















